Burda www.europaturk.com yok yok

Yeni Kayıt         Şifremi Unuttum!
İskenderun,iskenderun haber,hatay haberleri - Anasayfa
 
Foto haber İSDEMİR GREVİNDEN KARELER
Foto haber Cicişler Antalya’yı salladı
Foto haber Cicişler noeli kutladı
Foto haber Çekmeyin Deyip Göğüs Şov Yaptı
Yazı Boyutu : 12 punto14 punto16 punto18 punto

Köy Enstitüleri neden kapatıldı?


14 Nisan 2012 08:22
CHP Hatay İl Başkanı Ertuğrul Gün, Atatürkçü ve Kemalist kadrolarla eğitim seferberliği başlatan Köy Enstitülerinin neden kapatıldığını sordu.
Yaptığı yazılı açıklamasında, Köy Enstitülerinin ulusal bir kalkınma modeline özgü bir model olduğuna dikkat çekti CHP İl Başkanı Ertuğrul, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Birinci Dünya Savaşı’nda üç kıtada savaşan, devamında varını yoğunu ortaya koyarak ulusal kurtuluş mücadelesi veren Türk ulusu Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmuş ama harap ve bitap düşmüştür. Gençler savaşlarda şehit olduğundan 13 milyon nüfusun büyük çoğunluğunu yaşlılar, kadınlar, çocuklar ve sakat gaziler oluşturuyordu. Nüfusun %80’i köylerde yaşıyordu. Doktor, ebe, ilaç yokluğundan anne ve çocuk ölümleri yüksekti. Kızıl, kızamık, sıtma, verem, trahom vs. hastalıklar yaygındı. Cehalet kol geziyordu.
Ülkeyi içinde bulunduğu bu durumdan çıkarmak ve Türk Ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak isteyen Atatürk ve Kemalist kadrolar diğer devrimlerle birlikte eğitim seferberliği başlattı. Önce 3 Mart 1924 tarihinde öğretim birliği yasası çıkartıldı. Ardından 1 Kasım 1928 tarihinde Latin harflerine geçildi. Köy öğretmeni ihtiyacını karşılamak için Atatürk’ün önerisiyle 1926 yılından itibaren ordudan Onbaşı, Çavuş rütbesiyle terhis olanlar köy okullarında eğitmen olarak görevlendirildiler.
Ancak bu önemli sorunu geçici ve sınırlı önlemlerle çözmek olası değildi. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İ. Hakkı Tonguç’un çabaları sonucunda Köy Enstitüsü adıyla yeni tip okullar açılmasının yerinde olacağı sonucuna verildi. 17 Nisan 1940 tarih ve 3803 sayılı Köy Enstitüleri Kanunu TBMM’de kabul edildi.
Bu tarihten başlayarak tarıma elverişli arazisi bulunan tren yollarına yakın 21 bölgede Köy Enstitüsüne ait tarlalar, bağlar, arı kovanları, besi hayvanları, atölyeler vardı. Derslerin yarısı temel örgün eğitim konuları, yarısı ise uygulamalı eğitimdi. Yatılı ve kızlı erkekli karma eğitim uygulanıyordu. Bu arada Köy Enstitülerine öğretmen, yönetici, müfettiş yetiştirmek üzere Ankara iline bağlı Hasanoğlan Köy Enstitüsü bünyesinde Yüksek Köy Enstitüsü açılmıştır.”

KÖYLERİN YAŞAMINDA BÜYÜK BİR CANLANMA SAĞLADI
Köy Enstitülerinin köylerde büyük bir canlanma sağladıklarının altını çizen İl Başkanı Ertuğrul Gün, açıklamasının son bölümünde ise şu görüşlere yer verdi: “Köylere atanan öğretmenler yanlarında götürdükleri aletler ve köylülerin yardımıyla bilgi donanımlarını da devreye sokarak önce köy okulları inşa ediliyordu. Öğretmenin görevi “ Okul ve kurslarla ilgili işler” ve “köy halkını yetiştirmekle ilgili işler” olarak ikiye ayrılmıştı. Ulaşılmak istenen hedef Atatürk’ün çağdaşlık, halkçılık ilkelerine uygun olarak geniş halk kitlelerinin eğitim düzeyini yükseltmek, böylece devrimlerin yerleşmesi için gerekli koşulları yaratmak, halkın ekonomik, siyasal ve kültürel yaşama aktif olarak katılmasını sağlamak ve aynı zamanda onları yurttaşlık hakları konumunda bilinçlendirmekti.
Köy Enstitüleri 1940-1946 yılları arasında 16.400 kadın ve erkek öğretmen, 7.300 sağlık memuru ve 8.756 Eğitmen yetiştirdiler. Memurlar arasında Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mahmut Makal, Dursun Akçam, Mehmet Başaran gibi yazarlar ve aydınlar bulunuyor.
Bu öğretmenlerin gittikleri köylerde kısa sürede üretim deseninin değiştiği, tarım ve Hayvancılıkta üretim artışlarının yaşandığı görüldü. Köylerin sosyal ve kültürel yaşamında da büyük bir canlanma ortaya çıktı.
Köy Enstitülerinin kırsal kesimde yarattığı aydınlanma, toplumda egemen güçler olan toprak ağaları ile Cumhuriyet’in kurulmasıyla yüzlerce yıllık imtiyazları elinden alınan tutucu cemaat ve tarikatlarda rahatsızlık yarattı. Bu kesimlerin daha kuruluşunda itibaren köy enstitüleri hakkında olumsuz propagandalara başladılar. Öğretmenlerin Kızılbaş-komünist olduğu söyleniyordu. Kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim görmesinin bu okulları fuhuş yuvasına çevirdiği, dinin elden gittiği yaygaraları koparılıyordu. Necip Fazıl Kısakürek ve Peyami Safa gibi yazarlar yazılarında bu okulları yerden yere vuruyorlardı.
1946 yılında Köy Enstitüsü fikrinin mimarı ve kurucuları Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İ. Hakkı Tonguç komünist oldukları, ayrıca Truman Doktrini ile Türkiye’ye yapılacak askeri ve ekonomik yardımın gelebilme şartına bağlı olarak görevlerinden alındılar. Köy Enstitüleri modeli bize özgü ve ulusal bir kalkınma modelidir.

KÖY ENSTİTÜLERİ
Toplumsal ve Eğitim birliğimizi parçalayan 4+4+4 eğitim sistemiyle kindar + dindar gençlik projesini uygulamaya koymak için 1954 yılında bugünler düşünülerek kapatılmıştır. Aydınlık için kurulmuşlardı... Fazla aydınlattıkları için kapatıldılar”

Bu haber 1546 defa okundu.
<< Önceki || Sonraki >>
Yorum Ekle
Başlık:
Metin:
*Üye girişi yapılmadığından yorumlarınız "Misafir" rumuzu ile yayınlanır. Ücretsiz Üyelik için tıklayınız.
Tavsiye Et
Sayin okucuyumuz bu haberi istediğiniz kişiye gönderebilirsiniz.
*Kime:
*Kimden:
*Kisa Mesaj :
 
* İlgili yerleri boş bırakmayınız!
Yorum Yap
Tavsiye Et
Yazdır
Kaydet
Yorumlar ( 0 / 0 )
Diğer Hatay Haberleri :
<<
>>
Yazarlar
1 2 3 4
OLAY'DAN

ALO FATİH..!

Merve BÜYÜKBAYRAK

Öfkeyi öfkeyle dindiremeyiz

» Sitene Ekle  » Anasayfa Yap  » Sık Kullanılanlar  » RSS  » Site Haritası
gazeteolay © 2009-2009 Tüm haklari saklidir. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayinlanamaz.